Öncelikle biraz Midilli Adası’nı tanıyalım! Midilli Adası’na Midilli Adası diyen sadece biz varız. Midilli adı, adanın en büyük yerleşimi olan ve bize en yakın şehri olan Mitilini’den geliyor. Biz bu şehrin adını bütün adaya vermeyi uygun görmüşüz ama Yunanlılar bu güzel adaya Lesvos diyor, Lesbos olarak da okunuyor. Lesvos ise  Teselyalı kahraman Lapithos’un oğlunun adı imiş. Teselyalılar, Cenevizliler, Bizanslılar derken ada 1462’de Osmanlı İmparatorluğu’na geçmiş. 1914’ye ada Yunanistan’a geçene kadar Osmanlı himayesinde kalmış. Mübadele döneminde de Türkiye’de yaşayan pek çok Rum adaya gelmiş.

Midilli; Nobel Ödüllü şair Odiseas Elitis, Antik Helen Döneminde “10. sanat perisi” olarak tanımlanan ünlü kadın şair Sappho, Namık Kemal, Barbaros Hayrettin Paşa gibi ünlü isimlere ev sahipliği yapmıştır.

Midilli’nin Türkiye’ye bakan tarafları zeytin ve çam ormanları ile dolu iken Ege Denizi’ne açık tarafı kurak ve bol rüzgarlı. Adada doğu-batı doğrultusunda ilerlerseniz, çam ormanları arasında yol alırken birden bire bitki örtüsünün yok olduğu ve rüzgarlı yollarla karşılaşacaksınız, şaşırmayın.

Midilli Adası, 1600’ün üstündeki kilometrekaresi ile gezi planı yaparken sizi zorlayabilir. Harita üzerinde mesafeler kısa görünse de dağlık yapısı nedeniyle yolları bol virajlı ve dar. Hızlı yol almanız mümkün değil, seyahat planınızı ona göre yapmanızda fayda var. Ben Midilli’yi 125 CC’lik bir scooter kiralayarak gezdim, bir araç ayarlamanız gezmek için en iyisi. Otobüs de var şehirlerarası ancak günde 1-2 kez kalktığı için esnek plan yapmanıza engel olabilir.